Türk dünyasının dünü ve yarını adlı sempozyum düzenlendi

Doç. Dr. Tuğrul Kihtir:”Türk dünyasının dünü ve yarın, Sasanilerden Karahanlılara, ateşgahların kiosklarından kümbete, Türk sanatının ilk aşamaları ve Orta Asya’da 1991’den bu yana neler oldu.
iki çok önemli konuyu teferruatıyla inceledik.”
Doç.Dr.Kihtir, “Türklerin anayurdu ve oradan dünyaya yayıldıkları ilk bölge Güney Sibirya’da Baykal Gölü’nün batısından Sayan ve Altay Dağları’na uzanan bölgeydi. Bu geniş bozkırlar bölgesi, alçak rakımıyla Buzul Dönemi’nin güç koşullarında insan yaşamı için elverişli bir iklime ve ekosistemlere sahipti. Avrupa kıtası buzullar ile kaplıyken ve sadece en güney kısımlarında çok az sayıda insan yaşayabiliyorken, sonraki nesillerinin ataları burada yaşamakta olan kadim Türklerdi ve Avrupa kıtasına Buzul Dönemi’nin sona erimesiyle MÖ 12.000 yıllarında başlayarak buradan geldiler.
Batı dünyasının aryancıları, kendi kökenleri olarak Karadeniz’in kuzeyindeki bozkırlarda yaşan insanları kabul etmektedirler. Bunu yaparken de onların genetik, antropolojik ve kültürel olarak MÖ 22.000 yıllarına uzanan Güney Sibiryalı Türk kökenini kabullenememektedirler.”diyen
Kihtir, sözlerine şu sekilde devam etti. “İnsanların en eski çağlardan başlayarak kitleler halinde doğudan batıya yaptığı bu büyük göçleri adeta yok saymaktadırlar. Hatta artık Güney Sibirya’da başlayan ve oradan yayılan bu büyük ve eski kültürü, kadim Türk kültürünü, kendilerine mal etmeye çalışmaktadırlar. Hint-Avrupalı Hipotezi doğrultusunda geliştirdikleri Kurgan Hipotezi ile artık Türk kavimlerinin kurgan kültürünü bile kendilerine uyarlamaya çalışmaktadırlar. Oysa ki genetik yapıları itibariyle günümüz modern Avrupalılarının taşıdığı Y kromozomu DNA’sındaki R1a ve R1b haplogrupları Türklerin Güney Sibirya coğrafyasında günümüzden 24.000 yıl önce oluşmuş bazal R haplogrubunun bu iki dalından kaynaklanmaktadır. İşin saklanamayacak özü budur.
Eski dönemlere bizzat görgü tanıklığı etmiş Romalı tarihçilerin defalarca yazmış oldukları İskitlerin, Sarmatların Alanların ve Hunların eski Türk kavimleri olduğu gerçeğini de kendilerinden 1500-2500 yıl sonra yaşayan modern meslektaşları Hint-Avrupalı Hipotezi doğrultusunda yok saymakta ve bu kavimleri de kendilerine mal etmeye çalışmaktadırlar. Koca bir Türk tarihi Göktürk Devleti’nin kurulduğu MS 6. yüzyılın sonrasına yani toplam son 15 yüzyıla sığdırılmaya çalışılmaktadır.
Tuğrul Kihtir’in son kitabı Türklerin Ataları, tarihe kaynaklar, bulgular ve veriler ışığında bilimsel ve objektif bir bakış açısıyla yaklaşmakta ve 24.000 yıllık Türk tarihinin özünün çalınmasını ya da örtbas edilmesini önlemeye çalışmaktadır. Kitapta yine genetik ve kökenbilim verileriyle kadim Türk kavimleri de geniş olarak incelenmektedir. Kitap 631 sayfadır, 502 değerli kaynaktan yararlanılarak ve sayfa altlarında belirtilmiş tam 2341 referans ile desteklenerek yazılmıştır. Veriler sayısız açık alan ve müze araştırmaları sırasında çekilen orijinal 179 fotoğraf ve 17 harita ile de desteklenmiştir. Yazarın değişiyle bu kitap sadece okunmak için değil gerçeklerin anlatılması için yazılmıştır.”dedi.






